Köprülü Kanyon (Manavgat)

Ağustos 2nd, 2010

Köprülü Kanyon Milli Parkı, Antalya’nın Manavgat ilçesi sınırları içindedir. Sedir ormanları ile kaplı olan Köprülü Kanyon, 14 km uzunluğunda ve 100m derinliğinde bir vadi olup, Bolasan Köyü ile Beşkonak arasında bulunmaktadır.
Köprülü Kanyon Milli Parkı ülkemizin en güzel bitki örtüsüne sahip yörelerinden biri olup, dünyada sadece bu bölgede yetişen bitki türlerinin olması bu bölgeyi dahada değerli kılmaktadır. Köprülü Kanyon’nun doğal güzellikleri yanında kültürü ve coğrafi özellikleriyle de çok sayıda turisti ağırlamaktadır.

Köprülü Kanyon ‘da  piknik yapabilir, kamp kurabilir ve rafting yapabilirsiniz. Rafting parkuru, suyun durgun olduğu yerde başlar. Köprülü Kanyon Irmağı’nın değişken özelliği rafting sporu için güzel bir alan oluşturmaktadır. Rafting yaparken yeşillikler arasından geçecek ve kendinizi doğanın büyülü güzelliğine kaptıracaksınız.

Köprülü Kanyon’nun bulunduğu Selge antik kentinde, tiyatro, agora, Zeus ve Artemis tapınakları, sarnıçlar, su kemeri, Köprü ırmağı da görülecek yerler arasındadır. Yeşillikler arasında trekking ve Jeep safari turlarıda düzenlenmektedir.

Kızıl Kule (Alanya)

Ağustos 2nd, 2010

Kızıl Kule, ismini alt kısımdaki kızıl taşlardan ve üst kısımdaki tuğlalardan almış olup, Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat tarafından 5 yıl süren kuşatmadan sonra yaptırılmıştır. Kızıl Kule üzerindeki kitabeye göre; 1226 yılında Kettanizade Ebur Rahaoğlu Halepli Ebu Ali tarafından inşa edilmiştir. Kızıl Kule, denizden gelebilecek saldırılara karşı korunmak için yapılmış ve askeri amaçla yüzyıllar boyunca kullanılmıştır.

Kızıl Kule’nin hemen hemen her yerinde pencereler  vardır ki; askerler bu pencerelerden düşmana hedef olmadan kolaylıkla ateş edebiliyorlardı. Ancak düşman vurulmadan kuleye çok yaklaşmışsa, askerler pencerelerden üzerlerine kaynar su döküyorlardı.

Kızıl Kule’nin bulunduğu yerin doğu ve batı cephesi 2 metrelik bir yükseklik farkına sahip olup, doğu cephesi 35m, batı cephesi ise 33m yüksekliktedir. Kızıl Kule 5 katlı ve sekizgen şeklindedir. Kızıl Kule’nin giriş kapısı; bu ihtişama, büyüklüğe karşın askeri konumdan dolayı çok küçüktür. Kızıl Kule; 5 katlı olup, taş merdivenle çıkılır. Kızıl Kule’nin aldığı güneş ışığı birinci kata kadar gelmektedir.

Kızıl Kule, 1979′da Etnoğrafya Müzesine dönüştürülmüş ve ziyarete açılmıştır.

Alara Kalesi (Alanya)

Ağustos 2nd, 2010

Alara Kalesi; Alanya’nın 37 kilometre batısında, Alara Han’ın 200m. kuzeyinde, Alara Çayı yatağı üzerindeki bir dağda kurulmuştur. Alara Kalesi’ne, Alara Çayı kenarındaki tünellerden, dik ve virajlı yollardan geçerek ulaşmak mümkün.

Alara Kalesi, Alanya’nın  fethinden  hemen  sonra,  1232′de Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat tarafından yaptırılmıştır. Alara Kalesi, İpekyolu üzerinde bulunmakta; Alara Çayı kenarında handa mola veren kervanların güvenliğini, Alanya-Antalya  arasındaki  kara  ulaşımının güvenliğini sağlamak amacıyla yapılmıştır.

Alara Kalesi’nin farklı ve muhteşem bir görüntüsü vardır.  Alara Kalesi çinde kayalar oyularak, tüneller yapılmıştır. Kalıntılar ise; saray, cami, haman ve görevlilerin odalarıdır.

Akyaka (Muğla)

Ağustos 2nd, 2010

Akyaka

Türkiye’nin en Güney Bati ucundaki Mugla ilinin sinirlari içinde yer alan Akyaka, Gökova körfezinin dogu ucundadir.

Marmaris ile Mugla’yi birlestiren yolun yaklasik olarak orta noktasinda bulunan Akyaka Beldesinin nüfusu kisin 1500 dolaylarinda olup, yaz aylarinda 3-4 bine ulasmaktadir.

Gökova körfezinin bittigi yerde, 1000 m.lik Sakartepe dagi ile kuzeyden, Gökova ovasi ile güneyden kusatilan Akyaka, bu konumu ile belki de Türkiye’nin en güzel yerlerinden biridir. “Gökova” ovasinin sazliklarina gelen yüzlerce degisik kus çesidi ile Akyaka ziyaretçilerine unutulmaz manzaralar sunar.

Tufanbeyli Obruk Yaylası

Ağustos 2nd, 2010

Saimbeyli-Tufanbeyli karayolunun 35. km’sinde yer almaktadır. Yörükler tarafından tercih edilen yayla bakir durumdadır. Ardıç, karaçam, sedir ağaçları ve kır çiçeklerinin çevrelediği ekilebilir alanlarda buğday ve arpa yetiştirilmektedir. Konaklanabilecek nitelikte yapı bulunmayan yaylada kamp yapacakların çadır ve temel ihtiyaç malzemelerini yanlarında getirmeleri gerekmektedir.

Saimbeyli Çatak Yaylası

Ağustos 2nd, 2010

Saimbeyli-Tufanbeyli karayolunun 2. km’sinden sola dönülerek bağ ve bahçeler arasından geçen 3 km’lik stabilize bir yolla ula¬şılmaktadır. Yaylaya, Saimbeyli’den belediye otobüsleri sefer düzenlemektedir. Dağ yamacından akan küçük şelalelerin beslediği anıt çınar ağaçlarının gövde ve dalları üzerine kurulmuş çardaklarda piknik yapmak mümkündür. Bol su kaynakları olan Çatak Yaylası, Saimbeyli ilçesinin su ihtiyacını da karşılamaktadır. Yaylada Orman İşletmesi’ne ait küçük bir dinlenme tesisi de mevcuttur.

Pozantı Asar Yaylası

Ağustos 2nd, 2010

Pozantı-Çamardı ilçelerine giden asfalt yolun 14. km’sinden kuzeybatıya dönülerek 1.5 km’lik stabilize yolda yapılan yolculuk sonrasında ulaşılır. Yaylaya Pozantı’dan minibüs bulmak mümkündür. Yörenin yayla mimarisine uygun ahşap ve taşlardan yapılan yayla evleri çam, köknar, sedir ağaçları ve meyve bahçeleri ile iç içedir. Yaylada elektrik mevcuttur.

Pozantı Belemedik Yaylası

Ağustos 2nd, 2010

Pozantıya 10kmlik uzaklıkta bir yayladır.Stabilize yolla ulaşılabilir.Yayla Çakıt Çayı kıyısında kurulmuştur.Yaylada ahşap ve taştan yapılmış evler  bulunur.Yaban hayatı yönünden zengin bir yayladır.Yaylada   yaban keçisi, yaban domuzu ve yırtıcı kuşlar gözlemlenebilir.

Pozantı Fındıklı Köyü Yaylası

Ağustos 2nd, 2010

Pozantı-Çamardı karayolunun 10. km’sinde yer almaktadır. Pozantı ilçesinden yaylaya minibüs seferleri yapılmaktadır. Yayla köyü, bağlar ve bahçeler arasında kurulmuştur. Altyapısı kısmen tamamlanmış olan yaylada bir sağlık ocağı hizmet vermektedir. Köyde kır lokantaları, kahveler ve bakkal bulunmaktadır.

Pozantı-Armutoluğu Yaylası

Ağustos 2nd, 2010

Pozantı-Ankara yol ayrımından doğuya dönülerek çam ve köknar ormanları arasında yapılan 13 km’lik bir yolculuk sonrasında yaylaya ulaşılır. Tamamen bakir durumda olan yayla sedir, köknar, ardıç ağaçları ve kır çiçekleri ile bezelidir. Sarmısak Dağı’nın eteklerinde bulunan yaylada yaban hayatı da oldukça zengindir. Konaklamaya müsait herhangi bir yapının bulunmadığı yaylada kamp alanları mevcuttur.